Anlaşılmak,
İyileşmenin
İlk Adımıdır.
Duygularınızı keşfetmek, zorluklarla başa çıkmak ve daha sağlıklı bir yaşam sürmek için güvenli ve yargısız bir alanda, size özel terapi desteği.

Hakkımda

Merhaba, ben Klinik Psikolog Büşra Gizem Genç.
Yeditepe Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünden mezun oldum. Ardından Üsküdar Üniversitesi'nde Tezli Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını tamamlayarak 2019 yılında "Klinik Psikolog" unvanını aldım. Yüksek lisans tez çalışmamı "14–17 Yaş Arasındaki Ergenlerin Psikolojik Sorunları ile Aile Denetimi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi" üzerine tamamladım.
Mesleki yolculuğuma çocuklar, ergenler ve ailelerle çalışarak başladım. Eğitim sürecimde Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gibi çeşitli kurumlarda sosyal sorumluluk projelerinde yer aldım. Lisans eğitimimin ardından bir süre özel bir okulda psikolog olarak görev yaptım. Yüksek lisans eğitimim sırasında ise NP Feneryolu Polikliniği ve NP Ümraniye Beyin Hastanesi'nde klinik çalışmalar yürüttüm ve stajlarımı tamamladım.
Uzmanlık alanlarım ve uyguladığım terapi yöntemleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Deneyimsel Oyun Terapisi ve Şema Terapi bulunmaktadır. Ayrıca WISC-IV Zekâ Testi (Türk Psikologlar Derneği), Moxo Dikkat Testi, yetişkin objektif testler ve MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri) gibi testlerin uygulayıcı sertifikalarına sahibim.
Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesiyim. KAÇUV (Kanserli Çocuklara Umut Vakfı) ve TOÇEV gibi vakıflarda gönüllü psikolog olarak çalışmalar yürüttüm. Danışanlarıma güvenli, kabul eden ve yargısız bir terapi ortamı sunmayı önemseyerek; yaşamlarındaki güçlükleri anlamalarına, duygularını düzenlemelerine ve daha sağlıklı bir psikolojik iyi oluşa ulaşmalarına eşlik etmeyi amaçlıyorum.
Çalışma Alanlarım
Her yaş grubunun ihtiyaçları ve gelişimsel süreçleri farklıdır. Size en uygun desteği sunmak için özelleştirilmiş yaklaşımlar kullanıyorum.
Yemek seçiciliği ve beslenme problemleri
Tuvalet eğitimi ve alt ıslatma
Dikkat ve konsantrasyon sorunları
Okula başlama süreci ve okul fobisi
Boşanma sürecinde çocuk desteği
Kardeş kıskançlığı
Yas ve travma sonrası destek
Gece korkuları ve uyku problemleri
Ayrılık kaygısı, korkular ve kaygılar
Tırnak yeme, saç koparma (trikotillomani)
Saldırganlık ve öfke kontrolü
Davranışsal sorunlar ve müdahale
Cinsel kimlik ve cinsellik eğitimi üzerine danışmanlık
Akran ilişkileri ve sosyal beceriler
Beden algısı, benlik saygısı
Kimlik gelişimi ve ergenlik dönemi zorlukları
Riskli davranışlar
Kurallara uymama ve otorite ile çatışma
Öfke kontrol problemleri, agresif davranışlar
Özgüven eksikliği ve yetersizlik duyguları
Sınav ve performans kaygısı
Kaygı bozuklukları, panik atak
Depresif duygu durum ve içe kapanma
Bilişsel çarpıtmalarla çalışma (BDT temelli)
Yeme davranışı ve duygusal yeme
Obsesif düşünceler ve takıntılı davranışlar
Mükemmeliyetçilik ve aşırı kontrol ihtiyacı
Sağlıklı sınır koyma
Yaşam geçişleri ve uyum sorunları
Travma sonrası stres belirtileri (TSSB)
Bağlanma stilleri ve döngüler
İlişki ve çift problemleri
Stres yönetimi ve tükenmişlik (burnout)
Depresyon ve duygu durum bozuklukları
Kaygı Bozuklukları (genel, sağlık, panik)
Blog
Faydalı BilgilerÇocuğunuza Başarıyı Öğretiyoruz… Peki Hayatı da Öğretiyor Muyuz?
Çocuklarda Yaşam Becerileri ve Sorumluluk Çocuklarımızın iyi bir eğitim almasını istiyoruz.Ders çalışsınlar…Başarılı olsunlar…Sınavlarda iyi sonuçlar alsınlar… Bunun için emek veriyoruz. Ama bazen çok önemli bir şeyi gözden kaçırabiliyoruz: Kendi hayatını yönetebilmeyi. Başarı Yetmez, Yaşam Becerisi de Gerekir Bir çocuk matematik çözebilir.Yabancı dil konuşabilir.Akademik olarak çok başarılı olabilir. Ama kendi sorumluluğunu alamıyorsa,gerçek hayat karşısında zorlanabilir. Çünkü […]
Çocuklarda Yaşam Becerileri ve Sorumluluk
Çocuklarımızın iyi bir eğitim almasını istiyoruz.
Ders çalışsınlar…
Başarılı olsunlar…
Sınavlarda iyi sonuçlar alsınlar…
Bunun için emek veriyoruz.
Ama bazen çok önemli bir şeyi gözden kaçırabiliyoruz:
Kendi hayatını yönetebilmeyi.
Başarı Yetmez, Yaşam Becerisi de Gerekir
Bir çocuk matematik çözebilir.
Yabancı dil konuşabilir.
Akademik olarak çok başarılı olabilir.
Ama kendi sorumluluğunu alamıyorsa,
gerçek hayat karşısında zorlanabilir.
Çünkü hayat yalnızca sınavlardan oluşmaz.
Hayat bazen:
- Acıktığında kendine yemek hazırlayabilmek
- Dağıttığını toparlayabilmek
- Kendi düzenini sürdürebilmek
- İhtiyacını fark edip harekete geçebilmek demektir
Ve bunlar küçümsenecek beceriler değildir.
Bunlar yaşam becerileridir.
“Yardım Etmek” Değil, Sorumluluk Almak
Bazı çocuklar ev içinde sorumluluk aldığında hâlâ şöyle denilebiliyor:
“Annesine yardım etti.”
Oysa mesele yardım etmek değil.
Çocuk kendi yaşam alanının bir parçası olmayı öğreniyor.
- Kirli çamaşırını sepete atmak
- Bulaşığını kaldırmak
- Çamaşır katlamak
- Yatağını toplamak
- Basit bir yemek hazırlamak
bunlar birine hizmet etmek değildir.
Kendi hayatını yönetebilmeyi öğrenmektir.
Özellikle Erkek Çocuklarda Görülen Bir Durum
Bazı aileler özellikle erkek çocuklarına ev içi sorumluluk vermekten kaçınabiliyor.
Çünkü hâlâ bilinçdışı şekilde şu düşünce devrede olabiliyor:
“Nasıl olsa biri yapar.”
Ama mesele tam da burada başlıyor.
Bir tabak yemek için,
bir ütü için,
bir düzen için
hep başka birine ihtiyaç duyan bir çocuk…
Bağımsız değil, bağımlı büyüyebilir.
Gerçek Hayat Akademik Başarıdan Daha Fazlasını İster
Evet, çocuğunuz çok zeki olabilir.
Ama:
- Kendi eşyasını toparlayamıyorsa
- Sorumluluk alamıyorsa
- Temel ihtiyaçlarını yönetemiyorsa
gerçek hayatın içinde zorlanabilir.
Çünkü yaşam becerileri,
özgüvenin de temel parçalarından biridir.
Çocuk “Yapabiliyorum” hissini sadece akademik başarıyla kazanmaz.
Günlük yaşam içinde de kazanır.
Sorumluluk Çocuğu Güçlendirir
Bazen ebeveynler çocuk zorlanmasın diye birçok şeyi onun yerine yapabiliyor.
Ama çocuğun her ihtiyacını karşılamak,
onu hayata hazırlamak anlamına gelmez.
Tam tersine…
Çocuk bazı şeyleri yapabildikçe güçlenir.
- Sorumluluk aldıkça
- Üretebildikçe
- Kendi işini yönetebildikçe
kendine güveni gelişir.
Ebeveynlik Neyi Hedefliyor?
Ebeveynlik yalnızca başarılı çocuk yetiştirmek değildir.
Hayata hazırlanmış çocuk yetiştirmektir.
Çünkü güçlü çocuk sadece yüksek not alan çocuk değildir.
Kendi kendine yetebilen çocuktur.
Klinik Bir Hatırlatma
Çocuklara küçük yaşlardan itibaren yaşına uygun sorumluluk vermek:
- Özgüveni destekler
- Problem çözme becerisini geliştirir
- Bağımsızlık duygusunu güçlendirir
- Aidiyet hissini artırır
Ev içinde sorumluluk alan çocuk,
hayatın içinde de daha aktif ve yeterli hisseder.
Sonuç
Çocuklara yalnızca başarıyı değil,
hayatı da öğretmek gerekir.
Çünkü bir gün sınavlar bitecek.
Ama yaşam devam edecek.
Ve o yaşamın içinde çocukların en çok ihtiyaç duyacağı şeylerden biri:
Kendi kendine yetebilmek olacak.
Çocuğa Küsmek Doğru mu? Çocuk Üzerindeki Etkileri Neler
Şöyle bir şey fark ediyor musunuz? Bazen ebeveynler, çocuklarına küsebiliyor.Konuşmuyor…mesafe koyuyor…geri çekiliyor… Çoğu zaman bunun bir “ceza” olduğunu düşünüyoruz. Ama burada önemli bir nokta var: Çocuğa küsmek, ona bir şey öğretmez.Onu yalnız bırakır. Çocuk İçin En Zor Şey: Ulaşamamak Bir çocuk için en zor deneyimlerden biri,ihtiyaç duyduğu anda ebeveynine ulaşamamaktır. Çünkü çocuk için ilişki,sadece sevgi […]
Şöyle bir şey fark ediyor musunuz?
Bazen ebeveynler, çocuklarına küsebiliyor.
Konuşmuyor…
mesafe koyuyor…
geri çekiliyor…
Çoğu zaman bunun bir “ceza” olduğunu düşünüyoruz.
Ama burada önemli bir nokta var:
Çocuğa küsmek, ona bir şey öğretmez.
Onu yalnız bırakır.
Çocuk İçin En Zor Şey: Ulaşamamak
Bir çocuk için en zor deneyimlerden biri,
ihtiyaç duyduğu anda ebeveynine ulaşamamaktır.
Çünkü çocuk için ilişki,
sadece sevgi değil aynı zamanda güvenliktir.
Ebeveyn geri çekildiğinde çocuk şunu hisseder:
- “Bana kızgın.”
- “Artık benimle ilgilenmiyor.”
- “Bir şeyleri yanlış yaptım ve bu düzelmeyecek.”
Bu durum çocuk için yalnızca bir sınır değil,
duygusal bir kopuş gibi yaşanabilir.
Aslında Ne Oluyor?
Ebeveyn küstüğünde çoğu zaman şunu bekler:
“Benim duymak istediğimi söylesin.”
Ama burada önemli bir risk vardır.
Eğer çocuk sadece ebeveyninin duymak istediklerini söylüyorsa,
gerçeği söylemeyi bırakır.
Çünkü ilişki koşullu hale gelmiştir.
Çocuk Ne Öğrenir?
Küsen bir ebeveynle büyüyen çocuk zamanla şunu öğrenebilir:
- Doğruyu söylemek yerine güvende kalmayı seçmek
- Duygularını saklamak
- Hata yaptığında yakınlaşmak yerine uzaklaşmak
Belki gerçekten başka bir yerdeyken,
size başka bir şey söyleyebilir.
Bu bir “yalan söyleme problemi” değil,
ilişkiyi kaybetmeme çabasıdır.
Asıl Soru
Burada kendimize sormamız gereken soru şu:
Gerçeği mi duymak istiyoruz,
yoksa hoşumuza gideni mi?
Çünkü bu iki hedef, farklı ebeveynlik tutumları gerektirir.
İletişim Kesildiğinde Ne Kaybolur?
Çocukla iletişim kesildiğinde sadece konuşma durmaz.
Aynı zamanda:
- Paylaşım azalır
- Güven zedelenir
- Açıklık yerini saklamaya bırakır
Ve en önemlisi…
Bağ zayıflar.
Peki Ne Yapabiliriz?
Ebeveyn olmak, her zaman sakin kalabilmek anlamına gelmez.
Kızabiliriz, kırılabiliriz, zorlanabiliriz.
Ama önemli olan şu:
- İletişimi tamamen kesmemek
- Duygularımızı ifade edebilmek
- Çocuğu dinleyebilecek bir alan açmak
Bazen sadece şunu söylemek bile yeterlidir:
“Şu an kızgınım ama konuşmak istiyorum.”
İlişki Bir Güç Savaşı Değildir
Çocukla kurulan ilişki,
bir otorite mücadelesi değildir.
Bir iş birliğidir.
Çocuklar, korktukları ebeveynlere değil;
güvendikleri ebeveynlere açılırlar.
Klinik Bir Hatırlatma
Çocuklar hata yapar.
Bu gelişimin bir parçasıdır.
Ama hatadan sonra kurulan ilişki,
çocuğun ne öğrendiğini belirler.
Küsmek, sınır koymak değildir.
İlişkiyi geri çekmektir.
Sonuç
Eğer çocuğunuzun sizinle açık olmasını istiyorsanız,
iletişim kapısını kapatmamak gerekir.
Kızsanız bile,
kırılsanız bile…
Konuşabilmek.
Dinleyebilmek.
Ve birlikte bir yol bulabilmek.
Çünkü unutmayın:
Bağ koparsa,
bilgi de kopar.
Bir Çocuk Bir Anda Böyle Bir Şey Yapmaz: Peki O Noktaya Nasıl Gelir?
Çocuklar Neden Şiddete Yönelir? Çok Boyutlu Bir Bakış Son günlerde gündeme gelen bazı sarsıcı olaylar, hepimize aynı soruyu düşündürdü:Bir çocuk bu noktaya nasıl gelir? Bu tür durumlarda çoğu zaman tek bir neden ararız.Ama çocuk davranışları tek bir sebeple açıklanamaz. Bir çocuğun verdiği tepkiler;duygusal gelişimi, içinde bulunduğu çevre, maruz kaldığı içerikler ve kurduğu ilişkilerle birlikte şekillenir. […]
Çocuklar Neden Şiddete Yönelir? Çok Boyutlu Bir Bakış
Son günlerde gündeme gelen bazı sarsıcı olaylar, hepimize aynı soruyu düşündürdü:
Bir çocuk bu noktaya nasıl gelir?
Bu tür durumlarda çoğu zaman tek bir neden ararız.
Ama çocuk davranışları tek bir sebeple açıklanamaz.
Bir çocuğun verdiği tepkiler;
duygusal gelişimi, içinde bulunduğu çevre, maruz kaldığı içerikler ve kurduğu ilişkilerle birlikte şekillenir.
Bu yüzden meseleyi tek bir başlık altında değil,
çok boyutlu bir yerden değerlendirmek gerekir.
Bir Davranışın Tek Bir Nedeni Yoktur
“Bir çocuk bunu nasıl yapar?” sorusu anlaşılırdır.
Ama çoğu zaman eksiktir.
Çünkü çocuk davranışları, tek bir etkenden değil;
birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.
Bu nedenle daha geniş bir yerden bakmak gerekir.
Sadece Dijital İçerik Meselesi Değil
Evet, çocukların maruz kaldığı içerikler önemlidir.
Uzun süre şiddet içeren oyunlara veya videolara maruz kalmak,
zamanla duyarsızlaşmaya yol açabilir.
Ancak bu tek başına açıklayıcı değildir.
Asıl sorulması gereken sorular şunlardır:
- Bu çocuğun eline tehlikeli bir nesne nasıl geçti?
- Duygularını düzenleyebileceği bir alanı var mıydı?
- Yetişkinlerle kurduğu ilişki nasıldı?
Çok Boyutlu Bir Gerçeklik
Bu tür durumları anlamak için birden fazla alana bakmak gerekir:
- Evdeki sınırlar
- Çocuğun duygusal dünyası
- Dijital maruziyet
- Okul ve çevre güvenliği
Hepsi bu resmin bir parçasıdır.
Ebeveyn Olarak Bizim Alanımız
Ebeveyn olarak her şeyi kontrol edemeyiz.
Ama bazı alanlarda sorumluluğumuz nettir:
- Çocuğumuz ne izliyor?
- Ne oynuyor?
- Kimleri takip ediyor?
Bunu bilmek bir kontrol değil, bir eşliktir.
Çocuğun hayatına dahil olmak, onu korumanın en temel yollarından biridir.
Asıl Soru: Bu Noktaya Nasıl Gelindi?
Belki de kendimize şu soruyu sormak gerekir:
“Bu çocuk bu noktaya gelene kadar neler yaşadı?”
Çocuklar bir anda değişmez.
Bir süreç içinde şekillenir.
Bağ mı, Yalnızlık mı?
Bugünün dünyasında çocuklar erken yaşta ekranla tanışıyor.
Kendi odalarında, kendi dünyalarında zaman geçiriyorlar.
Ve çoğu zaman bu süreçte yalnız kalıyorlar.
- Kiminle konuştular?
- Neyi izlediler?
- Kime özendiler?
Bazen en zor sorularla da tek başlarına kalıyorlar:
“Ben kim olursam sevilirim?”
Şiddet Neden Bu Kadar Etkileyici Olabiliyor?
Çocuklar gördüklerinden etkilenir.
Özellikle güçlü görünen, dikkat çeken karakterlere yönelirler.
Şiddet bazen bir güç göstergesi gibi sunulabilir.
Bu da çocuk zihninde yanlış eşleşmelere neden olabilir.
Ancak burada belirleyici olan yine ilişkidir.
Asıl Koruyucu Olan Nedir?
Evet, dijital dünya güçlü.
Ama ondan daha güçlü bir şey var:
İlişki.
Çocuk en çok kiminle bağ kuruyorsa,
zamanla ona benzer.
Bu yüzden mesele sadece ne izlediği değildir.
Yalnız izleyip izlemediğidir.
Klinik Bir Hatırlatma
Çocukları koruyan şey yalnızca kurallar ya da yasaklar değildir.
Asıl koruyucu olan:
- Kurulan bağ
- Kurulan iletişim
- Duygusal olarak ulaşılabilir bir yetişkinin varlığıdır
Sınır koymak kısıtlamak değildir.
Güvende tutmaktır.
Ama güvenlik sadece fiziksel değil,
aynı zamanda duygusal bir ihtiyaçtır.
Sonuç
Bu tür olaylar karşısında hızlı yargılara varmak kolaydır.
Ancak anlamaya çalışmak daha değerlidir.
Çünkü hiçbir çocuk bir anda bu noktaya gelmez.
Ve hiçbir çözüm tek bir yerden gelmez.
İletişime Geçin
Randevu almak, süreç hakkında bilgi edinmek veya merak ettiklerinizi sormak için aşağıdaki formu kullanabilir veya doğrudan mail atabilirsiniz.
Konum
İstanbul
Sosyal Medya
YouTube
Çocuğunuz Başarılı Olabilir Ama Yaşamayı Biliyor mu?
Mayıs 7, 2026Çocuğunuza Küsmek SANDIĞINIZDAN Daha Zararlı!
Mayıs 4, 2026Çocuklar Neden Bu Noktaya Geliyor? (Tek Sebep Bu Değil)
Nisan 19, 2026Çocuğunuzla Bağ Kurmamak Sandığınızdan Daha Tehlikeli!
Nisan 17, 2026Instagram
Instagram gönderileri yüklenemedi (Token eksik).